Keloğlan ile Kırmızı Taş Hikayesi
Uzak dağların eteklerinde, rüzgârın türkü söylediği, dere kenarlarında mor menekşelerin açtığı küçük bir köy varmış. Bu köyde, herkesin sevdiği, kimi…
Keloğlan hikayeleri, Türk kültürünün sevilen mizah anlayışını zekâyla harmanlayan, çocuklara hem düşündürerek eğlendiren hem de davranışsal farkındalık kazandıran metinlerden oluşur. Bu hikayelerde yer alan Keloğlan; hazırcevaplığı, dürüstlüğü, adalet duygusu ve pratik zekâsıyla, karşılaştığı sorunları kimi zaman mizahla kimi zaman sezgileriyle çözer. Çocuklar, bu maceralar aracılığıyla hem toplumsal değerleri hem de doğru davranışın ne anlama geldiğini eğlenceli bir atmosferde deneyimler.
Uzak dağların eteklerinde, rüzgârın türkü söylediği, dere kenarlarında mor menekşelerin açtığı küçük bir köy varmış. Bu köyde, herkesin sevdiği, kimi…
Keloğlan, anasıyla birlikte köyün yamacındaki küçük, kiremit çatılı evde yaşardı. Sabahları erkenden kalkar, kümesteki tavuklara yem verir, sonra da eline…
Bir varmış bir yokmuş… Uzak toprakların göbeğinde, bulutlara değen süt beyaz kuleleriyle meşhur bir saray varmış. Bu sarayda iki misafir…