Bülbülün Şarkısı Hikayesi
Ormanın derinliklerinde, yüksek çam ağaçlarının göğe uzandığı, rüzgârın yapraklarla fısıldaştığı bir yerde Yusuf adında bir çocuk yaşardı. Yusuf’un kalbi merak doluydu ama bir o kadar da hüzünlüydü. Çünkü annesi ona her zaman “Kalbini dinle, orada Rabbini bulursun” derdi, fakat Yusuf bunu tam olarak anlayamazdı.
Bir gün Yusuf, ormanın içlerinde yürürken çok güzel bir ses duydu. Bu ses öyle sıradan bir kuş sesi değildi. Sanki kalbine dokunuyor, onu içten içe titretiyordu.
Yusuf başını kaldırdı ve bir dalın üzerinde duran küçük bir bülbül gördü.
— "Bu ses... sen mi söylüyorsun?" diye fısıldadı.
Bülbül başını hafifçe eğdi ve tekrar şarkı söylemeye başladı. Yusuf büyülenmiş gibi dinledi. Şarkı bitince dayanamadı:
— "Neden bu kadar güzel söylüyorsun?"
Bülbül, sanki onu anlıyormuş gibi bir süre sessiz kaldı, sonra hafifçe ötüp tekrar konuşur gibi sesler çıkardı. Yusuf bunu bir cevap olarak kabul etti ama yetmedi.
— "Ben de senin gibi şarkı söylemek istiyorum. Bana öğretir misin?"
O sırada rüzgâr biraz sert esti, yapraklar hışırdadı. Yusuf’un kalbine bir düşünce düştü. Sanki bir ses ona konuşuyordu.
— "Gerçek şarkı kalpten gelir Yusuf..."
Yusuf etrafına baktı.
— "Kim söyledi bunu?"
Ama kimse yoktu.
Ertesi gün Yusuf tekrar aynı yere gitti. Bülbül yine oradaydı.
— "Ben geldim! Bana şarkı söylemeyi öğretmeni istiyorum!"
Bülbül yine şarkı söyledi. Bu sefer Yusuf gözlerini kapattı. Şarkının içinde bir huzur vardı. Sanki korkuları azalıyordu.
Şarkı bitince Yusuf iç çekti.
— "Senin gibi söyleyemem ben..."
Tam o sırada yaşlı bir adam ağaçların arasından çıktı. Uzun sakallı, yüzü nur gibi parlıyordu. Yusuf biraz korktu ama adamın bakışları çok sakindi.
— "Neden söyleyemeyesin evlat?"
Yusuf şaşırdı.
— "Çünkü onun sesi çok güzel... benimki değil."
Yaşlı adam gülümsedi.
— "Güzellik sadece seste değildir. Kalpteki niyettedir."
Yusuf düşündü.
— "Niyet mi?"
— "Evet. Bülbül Rabbini zikrederken şarkı söyler. Onun sesi bu yüzden güzel."
Yusuf’un gözleri büyüdü.
— "Yani o... dua mı ediyor?"
— "Evet. Her canlı kendi diliyle Allah’ı anar. Bülbülün şarkısı da onun duasıdır."
Yusuf’un kalbi hızla atmaya başladı.
— "Ben de dua edersem... benim sesim de güzel olur mu?"
Yaşlı adam başını salladı.
— "Senin kalbin güzelleşir. Ve en güzel şarkı, temiz bir kalpten çıkar."
Yusuf o gün uzun süre düşündü. Eve döndüğünde annesinin sözlerini hatırladı.
— "Kalbini dinle..."
Ertesi gün tekrar ormana gitti. Bu sefer bülbülün karşısına geçti ve gözlerini kapattı.
— "Ben de deneyeceğim..."
Derin bir nefes aldı.
— "Allah’ım... sana teşekkür ederim. Beni yarattığın için, bu ormanı verdiğin için..."
Sesi titriyordu ama devam etti.
— "Kalbimi temiz yap... bana doğruyu göster..."
Bülbül o sırada şarkı söylemeye başladı. Yusuf da onunla birlikte mırıldandı. Sesi hâlâ bülbül kadar güzel değildi ama kalbi çok huzurluydu.
Bir süre sonra gözlerini açtı.
— "Ben... farklı hissediyorum..."
O anda yaşlı adam tekrar ortaya çıktı.
— "Çünkü kalbin konuşmaya başladı."
Yusuf gülümsedi.
— "Artık anlıyorum. Şarkı sadece ses değilmiş."
— "Evet evlat. Şarkı, kalbin Rabbine yönelmesidir."
Yusuf o günden sonra her gün ormana gitti. Bülbülle birlikte dua etti, şarkı söyledi. Zamanla sesi de güzelleşti ama artık bunun önemi yoktu.
Bir gün annesi ona sordu:
— "Neden bu kadar mutlusun Yusuf?"
Yusuf gözleri parlayarak cevap verdi:
— "Çünkü artık kalbimin şarkısını duyabiliyorum."
Annesi onu sarıldı.
— "İşte şimdi gerçekten büyüyorsun."
Ve o ormanda, küçük bir bülbülün şarkısı sayesinde, Yusuf kalbinin en güzel sesini buldu. Çünkü gerçek güzellik, insanın Rabbine sevgiyle yönelmesinde saklıydı.

Yorum
Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu sen yap!
Yorum Yazın