Hello Kitty Hikayesi

Pelin Kaya 18.12.2025 472 Okunma Sayısı Çocuk Hikayeleri 1 Yorum
Hello Kitty Hikayesi
Sesli Masal

Güneş, Londra’nın küçük ve sevimli mahallesinde yavaşça yükselirken, kırmızı çatılı evin penceresinden taze ekmek kokuları yayılıyordu. Hello Kitty, beyaz perdelerin arasından sızan ışığı fark edip gözlerini açtı. Bugün sıradan bir gün gibi görünüyordu ama kalbi tuhaf bir heyecanla doluydu. Sanki bir şeyler olacaktı.

Yatağından kalktı, kırmızı fiyonklu terliklerini giydi ve aynaya baktı. Aynadaki yüzünde her zamanki sakin gülümseme vardı.

— Bugün güzel bir gün olacak, hissediyorum, dedi kendi kendine.

Koridordan hafif adımlar duyuldu. İkiz kardeşi Mimmy, sarı fiyonunu düzelterek kapıdan içeri baktı.

— Günaydın Kitty! Aşağıda Mama seni çağırıyor, dedi neşeyle.

— Geliyorum Mimmy, diye karşılık verdi Hello Kitty.

Aşağıda mutfakta Mama sıcak sütleri bardaklara doldururken Papa gazeteyi katlamış, masaya oturmuştu.

— Günaydın benim küçük yıldızım, dedi Mama gülümseyerek.
— Bugün okuldan sonra arkadaşlarınla buluşacaksın değil mi?

— Evet Mama, parkta toplanacağız. Ama içimde garip bir his var, dedi Hello Kitty.

Papa gözlüklerinin üzerinden bakıp gülümsedi.

— Bazen kalbimiz, olacak güzel şeyleri bizden önce hisseder, dedi bilgece.

Okuldan sonra park her zamankinden daha kalabalıktı. My Melody pembe başlığıyla çiçek topluyor, Kuromi ise bankta oturmuş ayaklarını sallıyordu. Keroppi göletin kenarında suya taş atıyordu.

— Kitty! Buraya gel! diye seslendi My Melody.

Hello Kitty arkadaşlarının yanına koştu. Tam o sırada Pompompurin elinde bir sepetle ortaya çıktı.

— Herkese merhaba! Ev yapımı kurabiyeler getirdim!

— Yaşasın! diye hep bir ağızdan bağırdılar.

Kurabiyeler paylaşılırken uzaktan utangaç bir figür göründü. Mavi kulaklı, gökyüzü gibi gözleri olan Cinnamoroll, yavaş adımlarla yaklaştı.

— Merhaba… ben rahatsız etmiyorum değil mi? dedi çekingen bir sesle.

Hello Kitty hemen gülümsedi.

— Hayır, asla! Gel, bizimle otur.

Cinnamoroll oturdu ama gözleri hüzünlüydü. Hello Kitty bunu fark etti.

— Bir şey mi oldu? diye sordu nazikçe.

Cinnamoroll derin bir nefes aldı.

— Uçabildiğimi herkes biliyor ama… artık uçmak istemiyorum. Herkes benden hep güçlü olmamı bekliyor.

Park bir an sessizleşti. Kuromi bile şapkasını düzeltip ciddi bir ifadeyle baktı.

— Güçlü olmak, hiç yorulmamak demek değildir, dedi My Melody yumuşak bir sesle.

Hello Kitty Cinnamoroll’un elini tuttu.

— Bazen en cesur şey, “yoruldum” diyebilmektir.

Tam o anda Badtz-Maru çalılıkların arasından çıktı.

— Hey! Kasabanın eski saat kulesinde tuhaf sesler geliyor! dedi telaşla.

Keroppi heyecanlandı.

— Macera mı? Ben varım!

Herkes birbirine baktı. Hello Kitty bir an düşündü, sonra başını salladı.

— Eğer biri yardıma ihtiyaç duyuyorsa, gitmeliyiz.

Saat kulesine vardıklarında hava kararmaya başlamıştı. Rüzgâr, eski tahta kapıyı gıcırdatıyordu. İçeriden ince bir ağlama sesi geliyordu.

— Bu ses… Daniel’e benziyor, dedi Hello Kitty endişeyle.

Kapıyı açtıklarında Dear Daniel’i yerde oturmuş, eski bir saat parçasını elinde tutarken buldular.

— Daniel! İyi misin? diye seslendi Hello Kitty.

Dear Daniel başını kaldırdı, gözleri doluydu.

— Bu kuleyi onarmak istedim ama başaramadım. Herkes benden her şeyi yapabilmemi bekliyor. Ama yapamadım…

Hello Kitty diz çöküp onun göz hizasına indi.

— Yardım istemek başarısızlık değildir. Bak, hepimiz buradayız.

Pompompurin sepetini yere bıraktı.

— Ben tornavida getirebilirim!

Keroppi lambayı tuttu, Kuromi plan yaptı, My Melody parçaları düzenledi. Cinnamoroll ise derin bir nefes alıp kanatlarını açtı.

— Yüksekten bakarsam daha iyi görebilirim. Ama sadece biraz…

Saatler geçti. Kule yavaş yavaş onarıldı. En sonunda saat tekrar çalıştı ve kasabaya yumuşak bir “tik tak” sesi yayıldı.

Dear Daniel’in yüzü aydınlandı.

— Başardık… birlikte başardık!

Hello Kitty gülümsedi ama gözleri doluydu.

— İşte gerçek güç bu. Birlikte olmak.

Cinnamoroll gökyüzüne baktı.

— Artık uçmak zorunda değilim. İstersem uçarım.

Herkes güldü.

Akşam olduğunda hepsi parkta tekrar buluştu. Mama ve Papa da gelmişti. Küçük bir piknik yaptılar. Yıldızlar gökyüzünde parlıyordu.

Hello Kitty etrafına baktı. Arkadaşlarına, ailesine, kalbine.

— Bugün şunu öğrendim, dedi yavaşça.
— Mutlu olmak için mükemmel olmaya gerek yok. Sevilmek yeter.

Mimmy yanına sokuldu.

— İyi ki varsın Kitty.

Hello Kitty gülümsedi. Kırmızı fiyonk, ay ışığında parladı. O an, küçük kasabada herkes aynı şeyi hissetti: Sevgi paylaşıldıkça büyüyordu.

Ve o gece, Hello Kitty uykuya dalarken kalbi huzurla doluydu. Çünkü biliyordu ki, yarın da yeni bir gün olacaktı. Yeni duygularla, yeni dostluklarla ve aynı sıcak gülümsemeyle.

Bu Hikayeyi Paylaş

1 Yorum

  • P
    pelin

    hello kitty sevgimizi kimse sorgulamasın

Yorum Yazın