Maşa ile Koca Ayı Hikayesi
Ormanın kenarında, çamların iğneleri rüzgârla fısıldaşırken Maşa kollarını iki yana açıp derin bir nefes aldı. Hava mis gibi reçine kokuyordu. Maşa’nın yanakları soğuktan pembeleşmişti ama gözleri pırıl pırıldı. Çünkü bugün aklına harika bir fikir gelmişti: Koca Ayı’ya sürpriz yapmak.
Koca Ayı o sırada bahçesinde kardan bir kürekle yol açıyor, ardından kulübesinin önündeki masayı siliyordu. Düzenli olmayı severdi; her şeyin yerli yerinde olması onu rahatlatırdı. Tam o an Maşa kapının önünde belirdi.
— "Koca Ayı! Bugün çok önemli bir gün!"
Koca Ayı şaşkınca kaşlarını kaldırdı, elindeki fırçayı bıraktı ve eliyle Maşa’ya yaklaşıp ne demek istediğini sordu.
— "Çok önemli! Hem de çok!"
Koca Ayı, Maşa’nın cebinden bir şey çıkarıp çıkaramayacağını merak eder gibi baktı. Maşa ise kollarını kavuşturup ciddi bir yüz yaptı.
— "Siz hiç kalbi üşüyen birini gördünüz mü?"
Koca Ayı gözlerini kocaman açtı. Üşüyen kalp mi? Maşa hemen dramatik bir şekilde iç çekti, ellerini kalbinin üstüne koydu.
— "Ben gördüm. Ormanda bazı hayvanların kalbi üşümüş olabilir. Sizce de olabilir mi?"
Koca Ayı önce başını iki yana salladı, sonra omuz silkti. Kalp üşür mü? Ama Maşa’nın yüzünde öyle bir duygu vardı ki, Koca Ayı sanki gerçekten bir şeyler eksikmiş gibi hissetti. Maşa birden neşeyle zıpladı.
— "O zaman ‘Sıcaklık Günü’ yapıyoruz! Herkese küçük bir iyilik!"
Koca Ayı bir an durdu. İyilik güzel fikirdi ama Maşa’nın iyilikleri bazen evi biraz… çokça karıştırırdı. Koca Ayı derin bir nefes aldı, Maşa’ya dikkatli olun der gibi elini kaldırdı. Maşa hemen söz verdiğini belli etmek için başını hızla salladı.
— "Merak etmeyin, her şey kontrol altında. Yani… neredeyse."
Koca Ayı gözlerini kıstı. Maşa hızla masaya bir kağıt koydu. Kağıdın üstünde küçük şekiller vardı: bir kalp, bir çorba kâsesi, bir atkı ve bir gülücük.
— "İyilik planı! Bir: sıcak çorba. İki: atkı. Üç: gülücük. Dört: sürpriz!"
Koca Ayı kağıda baktı, sonra Maşa’nın heyecanına. Sonunda içten bir şekilde başını salladı. Maşa bunu görünce havaya zıpladı.
— "Yaşasın! Siz en iyi yardımcısınız!"
İkisi mutfağa geçti. Koca Ayı tencereyi çıkardı, Maşa ise baharat kavanozlarını dizmeye başladı. Koca Ayı, Maşa’ya ölçülü koyması gerektiğini anlatır gibi kaşığı gösterdi. Maşa, gözlerini kocaman açıp ciddiyetle başını salladı.
— "Tamam. Bir tutam."
Ama Maşa’nın bir tutamı, neredeyse bir avuçtu. Koca Ayı bunu fark edince hızlıca kavanozu geri aldı. Maşa dudaklarını büzdü.
— "Ben sadece çorbayı mutlu etmek istemiştim."
Koca Ayı gülümsedi. Maşa’nın niyeti hep iyiydi. Koca Ayı bir tabak çıkarıp Maşa’ya sebzeleri göstermeye başladı. Maşa da ciddi bir aşçı gibi kollarını sıvadı.
— "Şef Maşa göreve hazır!"
Çorba pişerken Maşa camdan dışarı baktı. Ormanın içinde Tavşan’ı gördü; kulakları düşmüş, patileriyle karı eşeliyordu. Maşa hemen kapıyı açtı.
— "Tavşan! Ne oldu size?"
Tavşan ürkekçe bakıp titredi. Maşa onu içeri çağırdı. Koca Ayı havluyu uzattı, Maşa da Tavşan’ın yanına çömeldi.
— "Üşümüşsünüz. Kalbiniz de mi üşüdü?"
Tavşan başını eğdi, sanki evet der gibi. Maşa bir an durdu; yüzündeki neşenin yerini yumuşak bir ciddiyet aldı. Çorbanın kapağını kaldırdı, buhar yüzüne vurunca gözleri parladı.
— "Tam zamanı! Sıcak çorba, sıcacık!"
Koca Ayı bir kase doldurdu, Maşa önüne koydu. Tavşan ilk yudumu alınca omuzları gevşedi. O an Maşa’nın içi hafifledi; sanki gerçekten bir şeyleri ısıtmış gibiydi.
— "Gördünüz mü? Kalp üşüyebiliyormuş."
Koca Ayı Tavşan’a bakıp sonra Maşa’ya döndü. Maşa’nın gözleri biraz dalgındı. Koca Ayı, Maşa’nın başını okşar gibi elini kaldırdı; Maşa birden gülümsedi ama gülümsemesinde küçük bir titreme vardı.
— "Ben bazen… herkesin iyi olmasını istiyorum. Olmayınca içim burkuluyor."
Koca Ayı sessizce başını salladı; bu, Maşa’yı anladığını söylemenin onun diliydi. Maşa hemen toparlandı ve yeni görevi hatırladı.
— "Atkılar! Atkı yapacağız!"
Maşa dolaptan renkli ipler buldu. Koca Ayı örgü şişlerini çıkardı. Maşa şişleri eline alınca ipler düğüm düğüm oldu. Maşa bir an sinirlenecek gibi yaptı, sonra gözleri doldu.
— "Ben beceremiyorum… Her şey karışıyor."
Koca Ayı hemen ipleri sabırla çözdü. Sonra Maşa’nın elini tutup ona yavaşça nasıl yapacağını gösterdi. Maşa’nın yüzü önce somurtkandı, sonra yumuşadı.
— "Siz çok sabırlısınız. Ben de sabırlı olacağım."
Bir süre sonra küçük bir atkı ortaya çıktı. Kısa, biraz eğri, ama sıcacıktı. Maşa onu gururla havaya kaldırdı.
— "Bu, ‘kalp ısıtan atkı’!"
Tam o sırada dışarıdan uluma sesleri geldi. Pencereden bakınca Kurtların karın içinde dolaştığı göründü. Maşa bir an korktu, sonra cesurca göğsünü kabarttı.
— "Korkmayacağım. İyilik günü bu!"
Koca Ayı kapıyı açıp dışarı çıktı. Maşa da arkasından, elinde atkıyla koştu. Kurtlar yaklaşınca Maşa’nın kalbi hızlı hızlı attı ama kendini toparladı.
— "Merhaba! Siz de üşümüş olabilirsiniz. Şey… bu atkı size."
Kurtlar şaşırdı. Biri atkıya uzanıp kokladı. Diğeri başını yana eğdi. Maşa korkuyla gözlerini kapatmak üzereyken, Kurtlardan biri atkıyı boynuna doladı ve bir anlığına yüzü yumuşadı.
— "Biz… bunu beklemiyorduk."
Maşa gözlerini açtı. Koca Ayı yanında dimdik duruyordu. Maşa, Koca Ayı’ya bakıp cesaret buldu.
— "Bazen bir gülücük bile yeter."
Kurtlardan biri dudaklarını kıpırdattı, neredeyse gülümser gibiydi. Sonra ikisi de karın içinde uzaklaştı. Maşa dizlerinin bağı çözülmüş gibi yere oturdu.
— "Kalbim… şimdi ısındı mı sizce?"
Koca Ayı Maşa’nın yanına çöktü, elini Maşa’nın omzuna koydu. Maşa, Koca Ayı’nın kulübesine doğru baktı; pencerede sıcak ışık, mutfakta çorbanın kokusu, masada minik çizimler…
— "Benim sürprizim aslında şuydu…"
Maşa cebinden küçücük bir kâğıt çıkardı. Üstünde iki çöp adam gibi çizilmiş figür vardı: biri Maşa, biri Koca Ayı. Üstlerinde kocaman bir kalp.
— "Siz olunca… ben kendimi güvende hissediyorum. O yüzden iyilik yapmak daha kolay oluyor."
Koca Ayı’nın gözleri yumuşadı. Maşa, bu kez tamamen neşeyle gülümsedi.
— "Sıcaklık Günü bitmedi! Şimdi sırada… kocaman bir sarılma var!"
Maşa koşup Koca Ayı’ya sarıldı. Koca Ayı da onu nazikçe kucakladı. Dışarıda kar yağmaya devam ediyordu, ama içeride hem çorba sıcak, hem ışık sıcak, hem de kalpler sıcaktı. Maşa başını kaldırıp fısıldadı.
— "Tamam. Artık kalpler üşümez."
Yorum
Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu sen yap!
Yorum Yazın