Neden Çocuklar Karanlıktan Korkar? Karanlık Korkusu Nasıl Yenilir?

Pelin Kaya 15.12.2025 108 Okunma Sayısı Neden Olur 0 Yorum
Neden Çocuklar Karanlıktan Korkar? Karanlık Korkusu Nasıl Yenilir?

Akşam olur, ev sessizleşir, ışıklar kısılır… Gündüz oyuncak gibi duran gölgeler, gecenin içinde bir anda “bir şeye” benzemeye başlar. Çocuklar için karanlık; sadece ışığın olmaması değil, aynı zamanda görmediği şeyi hayal etme alanı demektir. Ve hayal gücü, minik bir kalpte hem masal gibi güzel hem de biraz ürkütücü çalışabilir.

Karanlık korkusu çoğu çocukta çok erken dönemlerde görülür. Bunun nedeni genellikle “cesur olmamak” ya da “şımarıklık” değildir. Tam tersine, bu korku çoğu zaman çocuğun dünyayı anlamlandırma çabasının bir parçasıdır. Çünkü küçük yaşlarda zihin, her boşluğu bilgiyle değil, tahminle doldurur. Karanlıkta tahminler çoğu zaman daha gürültülü olur.

Bir de şu var: Çocuklar gündüz yaşadığı olayları akşam daha farklı hissedebilir. Bir çizgi filmde görülen bir canavar, bir köpek havlaması, koridorda duyulan bir tıkırtı… Gündüz önemsenmeyen şeyler, gece “acaba”ya dönüşür. “Acaba odamda biri mi var?” sorusu, aslında “Ben güvende miyim?” sorusunun çocuksu halidir.


Karanlıkta Beynimiz Ne Yapar? Küçük Bir Bilim Hikayesi

Karanlık olunca gözlerimiz daha az görür. Beynimiz ise boş durmaz; “tamam, görmüyorum ama bir şey var mı?” diye kontrol etmeye başlar. Yetişkinler bunu “mantık” ile sakinleştirir. Çocuklar ise henüz mantıkla değil, çoğunlukla duyguyla sakinleşir. Bu yüzden karanlık, çocuk için sanki kocaman bir perde gibi olabilir: Perdenin arkasında ne olduğunu bilmemek, kalbi hızlandırabilir.

İnsan beyni, tehlikeyi fark etmek için çok eski bir sistemle çalışır. Bu sistem, “emin değilsem dikkatli olayım” der. Karanlıkta emin olmak zordur. O yüzden en ufak ses bile büyüyebilir. Rüzgâr pencereyi tıngırdatır, evin içi “çıt” der… Çocuk bunu “ev sesleri” olarak değil, “bilinmeyen bir şey” olarak duyabilir.

Karanlık korkusunda hayal gücü de işin içindedir. Hayal gücü, bir çocuğun en güzel gücüdür: O güçle uzay gemisi de yapar, oyuncak ayıyı konuşturur, bulutu kediye benzetir. Ama geceleri, aynı güç bazen gölgeyi “canavar”a çevirebilir. Yani korku, çoğu zaman hayal gücünün yanlış bir yere koşmasıdır.


“Korkma” Demek Neden Bazen İşe Yaramaz?

Bir çocuğa “korkma” demek, iyi niyetli bir cümledir ama bazen çocuk onu şöyle duyabilir: “Korkman yanlış.” Oysa çocuk gerçekten korkuyordur. Korku varken “korkma” demek, yağmur yağarken “ıslanma” demeye benzer. O an ihtiyaç duyulan şey başka bir şeydir: Anlaşılmak ve sakinleşmek için bir yol.

Çocuklar duygularını yetişkinler gibi anlatamaz. “Ben şu an belirsizlik yüzünden tedirgin oldum” demez. “Işığı kapatma” der. “Kapıyı açık bırak” der. “Benimle gel” der. Yani aslında bir şey ister: Güvende hissetmek ister.

Korkuyu küçümsemek de işe yaramaz. “Orada hiçbir şey yok” demek, doğru olsa bile çocuğun kalbinde olan duyguyu silmez. Çünkü korku, bazen gerçek bir tehlikeden değil, gerçek bir histen doğar. Hisler ise “yok” denince yok olmaz; yumuşakça sarılınca sakinleşir.


Karanlık Korkusunu Artıran Küçük Şeyler

Bazen karanlık korkusu kendi kendine gelir ve gider. Ama bazı şeyler bu korkuyu büyütebilir. Örneğin uyumadan önce çok heyecanlı içerikler izlemek, korku temalı oyunlar, yüksek sesli tartışmalar veya gün içinde yaşanan bir ayrılık anı… Çocuk bunların hepsini “korku” diye adlandırmaz ama gece olunca kalbi bunu hatırlatabilir.

Bir diğer etken de yorgunluktur. Çocuklar yorulunca duygular daha kolay taşar. Açlık, uykusuzluk, gün içinde çok fazla koşuşturma… Bunlar gecenin içinde “küçük korku”yu “büyük korku” gibi hissettirebilir.

Ayrıca çocukların bazı dönemleri vardır: 3–6 yaş aralığında hayal gücü çok canlanır. Bu dönem, karanlık korkusunun sık görüldüğü bir zamandır. Çünkü zihin hem yeni şeyler öğrenir hem de “görünmeyen” şeyleri daha çok düşünür. Bu, gelişimin doğal bir parçası olabilir.


Evde Uygulanabilecek Sıcak ve İşe Yarayabilen Yaklaşımlar

Karanlık korkusunu yenmek, çoğu zaman “bir gecede” olmaz. Bu bir süreçtir ve süreçler küçük adımlarla güzelleşir. Burada amaç, çocuğu zorlamak değil; çocuğa “Ben buradayım ve birlikte başarabiliriz” duygusunu vermektir.

Karanlık Korkusunu Yumuşatacak Pratik Öneriler

  • Gece rutini oluşturun: Her akşam aynı sırayla yapılan işler (diş fırçalama, pijama, kısa bir masal, sarılma) çocuğun beynine “şimdi güvenli zaman” mesajı verir.

  • Korkuyu isimlendirin: “Karanlık seni biraz ürkütüyor, değil mi?” demek, çocuğun duygusunu anlaşılır yapar.

  • Odayı birlikte kontrol edin: “Dolaba bakalım, yatağın altına bakalım” gibi kısa bir “güven turu” işe yarayabilir.

  • Gece lambası kullanın: Çok parlak olmayan, yumuşak bir ışık karanlığı tamamen yok etmeden belirsizliği azaltır.

  • Korkuyu oyuna çevirin: Gölgeleri duvarda komik şekillere dönüştürmek, “gölge”yi düşman olmaktan çıkarır.

  • Rahatlatıcı sesler deneyin: Çok kısık bir ninni, beyaz gürültü veya hafif doğa sesleri evin “çıt”larını bastırabilir.

  • Güven cümlesi belirleyin: “Ben yakındayım, güvendesin” gibi her gece aynı cümle, çocuk için zihinsel bir battaniye gibidir.

  • Kahraman eşyası seçin: Bir peluş, küçük bir battaniye ya da “gece bekçisi” ilan edilen oyuncak, çocuğa güç hissi verir.


Karanlık Korkusu Ne Zaman Azalır, Ne Zaman Dikkat Etmek Gerekir?

Çoğu çocukta karanlık korkusu zamanla azalır. Çocuk büyüdükçe dünya daha “tahmin edilebilir” hale gelir. Daha çok kelime öğrenir, daha çok deneyim yaşar, daha çok kontrol hisseder. Bu da belirsizliği azaltır.

Yine de bazen korku çok yoğun olabilir: Çocuk uyumayı tamamen reddedebilir, geceleri sık sık uyanabilir, gündüz bile karanlık alanlardan kaçınabilir. Böyle durumlarda evdeki rutinleri güçlendirmek, içerik tüketimini (izlenen videolar gibi) yumuşatmak ve çocuğun gün içindeki streslerini azaltmak önemlidir. Gerekirse bir uzmandan destek almak da, çocuğun dünyasını daha rahat hale getirebilir.

Karanlık korkusu, çoğu zaman çocuğun size şunu söyleme şeklidir: “Benimle biraz daha yakın ol.” Bu korku geçicidir ama o sırada verilen sıcaklık, uzun süre kalır. Çünkü çocuklar, söylenen cümlelerden çok hissedilen güveni hatırlar.

Karanlık bazen çocuklara büyük gelir; ama doğru bir yaklaşım, karanlığı bir “tehdit” olmaktan çıkarıp bir “uyku zamanı”na dönüştürür. Minik kalpler, iyi bir rutinle ve anlaşılmayla şaşırtıcı derecede hızlı rahatlar. Dünya zaten yeterince karmaşık; evin içi ise çocuğun en güvenli kalesi olabilir.

Bu Hikayeyi Paylaş

Yorum

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu sen yap!

Yorum Yazın