Yeşil Dev Hulk Hikayesi

Pelin Kaya 18.12.2025 415 Okunma Sayısı Çocuk Hikayeleri 2 Yorum
Yeşil Dev Hulk Hikayesi
Sesli Masal

Yeşil dev Hulk’un yaşadığı şehir o sabah her zamankinden daha sakindi. Güneş binaların camlarına vuruyor, kuşlar parkta neşeyle ötüyordu. Kimse, bu sakinliğin altında kocaman duyguların, zor kararların ve yeşil bir devin kalbinde kopan fırtınaların yattığını bilmiyordu.

Bruce Banner küçük laboratuvarında oturmuş, önündeki deftere notlar alıyordu. Kalemi elinde titriyordu çünkü kafasında dolaşan düşünceler bir türlü durmuyordu. Hulk olmak… güçlü olmak… ama aynı zamanda kontrolü kaybetmek… Bunların hepsi Bruce’un zihninde ağır ağır dönüp duruyordu.

O sırada kapı hafifçe tıklandı. Kapı açıldı ve içeri Betty Ross girdi. Yüzünde sıcak ama meraklı bir ifade vardı.

“Bruce, sabahtan beri seni izliyorum. Bir şeyler seni rahatsız ediyor gibi.”

Bruce başını kaldırdı, hafifçe gülümsedi ama gözleri hâlâ düşünceliydi.

“Bilmiyorum Betty… Hulk’un gücünü doğru şekilde kullanabiliyor muyum, ondan emin değilim.”

Betty yanına yaklaşıp sandalyeye oturdu.

“Hulk sadece öfke değil Bruce. O, senin bir parçan. Belki de onunla savaşmak yerine onu anlamaya çalışmalısın.”

Bruce derin bir nefes aldı. Bu sözler kulağına mantıklı geliyordu ama uygulaması hiç de kolay değildi.

Tam o anda dışarıdan büyük bir gürültü koptu. Camlar titredi, kuşlar havalandı. Bruce ayağa fırladı.

“Bu ses… şehir merkezinden geliyor!”

Betty endişeyle baktı.

“Yine bir sorun var değil mi?”

Bruce başını salladı. Kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. Duyguları kabarıyordu ve o an, içinde bir şeylerin değiştiğini hissetti. Kasları gerildi, nefesi ağırlaştı. Yeşil dev Hulk ortaya çıkıyordu.

Hulk laboratuvardan dışarı çıktığında sokaklar karışmıştı. Bir inşaat alanında dev bir makine kontrolden çıkmış, etrafa zarar veriyordu. İnsanlar korkuyla kaçışıyordu. Hulk etrafa bakındı; bağırışları, korkuyu, paniği gördü.

“Hulk… insanlara zarar gelmesini istemez!”

Hulk koca adımlarla makineye yaklaştı. Makinenin metal kolları savruluyor, duvarlara çarpıyordu. Hulk bir an durdu. Gücünü hemen kullanabilirdi ama Bruce’un sözleri zihninde yankılandı: kontrol… düşünmek…

“Hulk… sakin olmalı.”

Dev makinenin bir kolunu yakaladı ama çekip koparmak yerine yavaşça yere bastırdı. Sonra diğer kolu durdurdu. Makine gürültüyle kapandı. İnsanlar şaşkınlıkla Hulk’a bakıyordu.

Bir çocuk, korkusunu yenip öne çıktı. Küçük, mavi şapkalı bir çocuktu.

“Sen… sen bizi kurtardın mı?”

Hulk dizlerinin üzerine çöktü, çocuğun göz hizasına indi.

“Hulk… arkadaş.”

Çocuğun yüzü aydınlandı.

“Teşekkür ederim Hulk!”

Bu söz Hulk’un kalbine dokundu. İlk kez birinin ondan korkmak yerine ona teşekkür ettiğini hissediyordu.

O sırada uzaktan askeri araçların sesi duyuldu. General Thaddeus Ross geliyordu. Hulk’un yüzü gerildi.

“Hulk… yine kovalanacak mı?”

Askerler durdu, General Ross araçtan indi. Sert bakışları Hulk’a çevrildi. Betty de olay yerine gelmişti, araya girdi.

“Baba, dur! Hulk bu kez şehri kurtardı.”

General Ross etrafa baktı; yıkım yoktu, insanlar güvendeydi.

“Hmm… bu sefer farklı.”

Hulk derin bir nefes aldı.

“Hulk… kötü değil.”

General Ross bir an durdu, sonra yumuşak bir sesle konuştu.

“Belki… belki de seni anlamaya başlamalıyız.”

Bu sözler Hulk için çok şey ifade ediyordu. İlk kez tamamen dışlanmadığını hissetti.

Akşam olduğunda Hulk, şehrin kenarındaki parkta oturuyordu. Gökyüzü turuncuya dönmüştü. Bir anda vücudu yeniden değişti ve Bruce Banner ortaya çıktı. Yorgundu ama huzurluydu.

Betty yanına geldi.

“Bugün çok cesurdun.”

Bruce gülümsedi.

“Hulk cesurdu… ama ben de ondan bir şeyler öğrendim.”

“Neyi?”

“Gücün sadece vurmakla ilgili olmadığını. Bazen durmak, dinlemek ve korumak daha büyük bir güç.”

Betty başını salladı.

“İşte bu yüzden Hulk çocuklar için bir kahraman olabilir.”

Bruce şaşırdı.

“Gerçekten mi?”

“Evet. Çünkü o güçlü ama kalbi de var.”

O sırada Rick Jones koşarak geldi.

“Bruce! Hulk’la ilgili videolar her yerde! İnsanlar onu konuşuyor ama bu kez korkuyla değil, hayranlıkla!”

Bruce şaşkınlıkla baktı.

“Demek ki… doğru yoldayız.”

Gecenin ilerleyen saatlerinde Bruce yalnız kaldı. Gökyüzüne baktı, yıldızlar parlıyordu. İçinde Hulk’un sesini duydu.

“Hulk… mutlu.”

Bruce gözlerini kapadı.

“Ben de Hulk.”

O günden sonra şehirde bir şeyler değişti. İnsanlar yeşil devden korkmak yerine ona el sallamaya başladı. Çocuklar Hulk çizimleri yapıyor, onu oyunlarında kahraman ilan ediyordu.

Bir gün parkta yine bir çocuk Hulk’a seslendi.

“Hulk! Sen en güçlü kahraman mısın?”

Hulk başını kaşıdı, düşündü.

“Hulk… güçlü. Ama Hulk’un en büyük gücü… kalbi.”

Çocuk güldü.

“O zaman sen benim kahramanımsın!”

Hulk kocaman gülümsedi. Bu gülümseme, binalardan daha büyük, kaslardan daha güçlüydü. Çünkü artık Hulk sadece bir yeşil dev değil, çocukların gözünde gerçek bir dosttu.

Ve Bruce Banner biliyordu ki bu yol kolay olmayacaktı. Ama Hulk’la birlikte yürüdüğü sürece, her zorluğun üstesinden gelebilirdi. Dünya biraz daha güvenli, biraz daha umutlu bir yer olmuştu. Yeşil dev Hulk sayesinde.

Bu Hikayeyi Paylaş

2 Yorum

  • A
    ali

    HULKKKKKKKKKKKKKKKKKK

  • A
    ahmet

    marvel evrenindeki en güçlü adam bruce çok seviyorum!

Yorum Yazın