Hızlı İtfaiye Hikayesi
Sabah güneşi, İtfaiye Mahallesi’nin üstüne usulca yayılırken kırmızı itfaiye binasının kapıları çoktan uyanmış gibiydi. Binanın önünde duran parlak kırmızı itfaiye aracı, sanki birazdan koşuya çıkacak bir atlet gibi hazır bekliyordu. Bu araca mahallede herkes “Hızlı İtfaiye” derdi. Çünkü o, yalnızca hızlı gitmezdi; hızlı düşünür, hızlı yardıma koşar, hızlı umut taşırdı.
Bu itfaiyenin içinde çalışanlar da en az araç kadar özeldi. Ekipte şef olarak görev yapan Murat, gülümsemesiyle çocuklara güven veren biriydi. Hortumları kontrol eden Kemal, sessiz ama dikkatliydi. Merdivenleri düzenleyen Hasan, her zaman planlı hareket ederdi. En gençleri olan Zeynep ise telsizi taşır, gözleriyle her şeyi fark ederdi.
O sabah binanın içinde hafif bir telaş vardı ama bu telaş korkudan değil, hazır olmaktan geliyordu.
— Günaydın ekip, bugün hava rüzgârlı, dikkatli olacağız, dedi Murat.
— Rüzgâr hızlıysa, biz daha hızlı oluruz, diye cevap verdi Hasan gülerek.
— Hortumlar tamam, basınç normal, dedi Kemal.
— Telsik şarjlı, herkes duyabiliyor mu beni? diye sordu Zeynep.
— Net geliyor, Zeynep, dedi Murat.
Tam o sırada itfaiye binasının kırmızı alarmı yanıp sönmeye başladı. Alarmın sesi mahallede yankılandı. Bu ses çocuklara korku değil, yardımın geldiğini hatırlatırdı.
— Alarm! dedi Zeynep.
— Hızlı İtfaiye göreve! diye seslendi Murat.
Araç bir anda canlandı. Tekerlekler döndü, sirenler çaldı ve kırmızı gövde sanki yola yapıştı. Gidecekleri yer, mahallenin kenarındaki eski bir oyuncak atölyesiydi. İçeride kimse yoktu ama duman yükseliyordu.
Yol boyunca Zeynep camdan dışarı baktı. Kaldırımlarda duran çocuklar aracı görünce el sallıyordu.
— Bak, yine bize bakıyorlar, dedi Zeynep.
— Onlar için buradayız zaten, dedi Murat.
Atölyeye vardıklarında duman pencerelerden çıkıyordu ama alevler henüz büyümemişti. Hızlı olmak tam da bu an içindi.
— Hasan, merdiveni kur. Kemal, su hattını bağla. Zeynep, çevreyi kontrol et, dedi Murat.
Zeynep koşarak etrafa baktı. O sırada atölyenin arkasında küçük bir kedi sesi duydu.
— Miyav!
— Murat abi, arkada bir kedi var!
— Tamam, önce kediyi alıyoruz. Hasan, benimle gel.
Hasan ve Murat dikkatlice ilerledi. Kedinin gözleri korkuyla parlıyordu ama kaçmıyordu.
— Korkma minik dostum, buradayız, dedi Murat yumuşak bir sesle.
Kediyi aldıkları anda Kemal suyu verdi. Alevler kısa sürede söndü. Duman dağıldı, hava temizlendi. Tehlike geçmişti.
Mahalleli alkışlamaya başladı. Bir çocuk öne çıktı. Adı Emre’ydi.
— İtfaiye abi, siz çok hızlısınız, dedi.
— Hızlı olmak önemli ama birlikte olmak daha önemli, diye cevap verdi Zeynep.
Kedi, Emre’nin kucağına verildi. Emre gülümsedi.
— Adını Kıvılcım koyacağım, dedi sevinçle.
Ekip araca dönerken Murat durup atölyeye baktı.
— Bugün büyük bir şey olmadı ama bu da önemliydi, dedi.
— Küçük işler yoktur, dedi Kemal. — Zamanında yapılan işler vardır.
İtfaiye binasına döndüklerinde henüz öğle olmamıştı. Ama gün bitmemişti. Rüzgâr artıyordu. Gökyüzü biraz kararmıştı.
Bir süre sonra alarm tekrar çaldı.
— Bu kez okuldan çağrı var, dedi Zeynep.
— Hızlı İtfaiye yine yolda, dedi Murat.
Okul bahçesindeki büyük çınar ağacının bir dalı kırılmış, elektrik kablolarına yaklaşmıştı. Alev yoktu ama risk vardı.
— Yangın yok ama tehlike var, dedi Hasan.
— Tehlike varsa, görev de vardır, diye karşılık verdi Murat.
Merdiven kuruldu, alan güvene alındı. Çocuklar bahçede sessizce izliyordu. Öğretmenlerden Ayşe yanlarına geldi.
— İyi ki geldiniz, çocuklar korkmuştu, dedi.
— Korku bazen bilmediğimiz şeylerden gelir, dedi Zeynep. — Biz de bilinen hale getirmeye geldik.
Dal güvenli şekilde indirildi. Kablolar kontrol edildi. Her şey yoluna girdi.
Bir çocuk çekinerek Murat’a yaklaştı. Adı Elif’ti.
— İtfaiyeci olmak zor mu? diye sordu.
— Zor değil, dikkat ister, dedi Murat. — Kalp ister, emek ister.
— Ben de büyüyünce olmak istiyorum, dedi Elif.
— O zaman bugünden öğrenmeye başla, dedi Hasan gülümseyerek. — Çevrene dikkat et, yardım etmeyi sev.
Akşamüstü itfaiye binasına döndüklerinde güneş batmaya başlamıştı. Kırmızı araç park yerine girdi. Günün yorgunluğu vardı ama yüzlerde huzur da vardı.
— Bugün iyiydik, dedi Kemal.
— Bugün hızlıydık, dedi Hasan.
— Bugün birlikteydik, dedi Zeynep.
— İşte bu yüzden Hızlı İtfaiye’yiz, dedi Murat.
O gece mahallede herkes rahat uyudu. Çocuklar pencereden itfaiye binasına baktı. Kırmızı ışık sönük ama hazırdı.
Hızlı İtfaiye bekliyordu. Çünkü bir yerde bir yardım ihtiyacı doğduğunda, hız sadece tekerleklerde değil, yüreklerde de başlıyordu.
Ve bu hikâye, her yeni günde yeniden yazılmaya devam ediyordu.
Yorum
Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu sen yap!
Yorum Yazın