Niloya Hikayesi
Niloya o sabah her zamankinden daha erken uyandı. Pencereden içeri giren güneş ışığı, odasının duvarlarına minik dans eden çizgiler bırakıyordu. Kuşların sesi, uzaktan gelen horoz ötüşüne karışıyordu. Niloya yatağında doğruldu, derin bir nefes aldı.
Bugün farklı bir gün olacaktı. Bunu hissediyordu.
— Anneeee! diye seslendi neşeyle.
— Geliyorum Niloya! diye cevap geldi mutfaktan.
Niloya pijamalarını değiştirip bahçeye koştu. Tospik her zamanki gibi küçük taşların arasında ağır ağır ilerliyordu. Niloya diz çöktü, Tospik’e sevgiyle baktı.
— Günaydın Tospik… Bugün kalbim kıpır kıpır, sen de hissediyor musun?
Tospik başını yavaşça kaldırdı, gözlerini kırpıştırdı. Niloya bunu her zamanki gibi bir “evet” olarak yorumladı.
Tam o sırada Mete bisikletiyle bahçeden içeri girdi. Ama bu sefer gülmüyordu. Yüzü düşünceliydi.
— Mete! Günaydın!
— Günaydın Niloya… dedi Mete, ama sesi biraz kısıktı.
Niloya bunu hemen fark etti. Arkadaşının yanına yaklaştı.
— Bir şey mi oldu? Normalde sabahları bisikletinden inmiyorsun bile.
Mete bisikletini kenara dayadı, başını öne eğdi.
— Bugün köyde büyük bir uçurtma şenliği var ya… Ben uçurtma yapamadım. Her denemem yırtıldı.
Niloya’nın gözleri büyüdü.
— Ama sen uçurtma yapmayı çok iyi bilirsin!
— Bilmiyorum… Bu sefer olmadı. Babam işteydi, tek başıma uğraştım ama…
Mete cümlesini tamamlayamadı. Niloya onun üzgün olduğunu anladı. Kalbi biraz sıkıştı.
— Mete, üzülme. Biz birlikte yaparız. Hem sadece uçurtma değil, birlikte olunca her şey daha güzel.
Mete başını kaldırdı.
— Gerçekten mi?
— Tabii ki! Tospik de yardım eder, değil mi Tospik?
Tospik ağır ağır bir adım attı.
Niloya koşarak eve girdi. Annesi hamur yoğuruyordu.
— Anne! Mete çok üzgün. Uçurtması yok. Biz ona yardım edebilir miyiz?
— Elbette edebiliriz Niloya. Paylaşmak ve yardım etmek kalbi büyütür.
Babası da gazeteyi indirdi.
— Ben de eski renkli kâğıtları getireyim. En sağlam uçurtmalar, sevgiyle yapılanlardır.
Niloya mutluluktan zıpladı.
Bahçede herkes toplandı. Niloya makası tuttu, Mete ipleri ölçtü, babası çubukları bağladı. Tospik de yanlarından hiç ayrılmadı.
— Bak Mete, bu köşeyi böyle katlarsan yırtılmaz.
— Gerçekten işe yarıyor! Niloya, sen harikasın!
— Hayır, biz harikayız.
Uçurtma yavaş yavaş şekil aldı. Sarı, mavi ve kırmızıydı. Üzerine Niloya küçük bir güneş çizdi.
— Bu uçurtmanın adı Gülümser olsun. Çünkü bizi gülümsetti.
Mete gülümsedi. Gözlerindeki o üzgün ifade kaybolmuştu.
Şenlik alanına vardıklarında her yer çocuk sesleriyle doluydu. Renk renk uçurtmalar gökyüzüne yükseliyordu. Mete biraz duraksadı.
— Ya bizim uçurtma uçmazsa?
— Uçmasa bile önemli değil. Denemek cesarettir.
Niloya ipi Mete’ye verdi.
— İlk sen dene.
Mete derin bir nefes aldı, koşmaya başladı. Rüzgâr uçurtmayı yakaladı ve… Gülümser gökyüzüne yükseldi.
— Uçuyor! Niloya uçuyor!
— Gördün mü! Ben sana demiştim!
Mete’nin gözleri doldu.
— Teşekkür ederim Niloya. Yalnız olsaydım vazgeçerdim.
— Ama yalnız değilsin. Hiçbir zaman.
Bir süre sonra rüzgâr aniden yön değiştirdi. Uçurtma sallandı ve ip bir dala takıldı. Mete panikledi.
— İp takıldı! Düşecek!
— Sakin ol Mete. Birlikte çözeriz.
Niloya ipi tuttu, Mete dikkatlice çekti. Ama ip kopmak üzereydi.
— Bırakalım mı?
— Hayır… dedi Niloya yumuşak bir sesle. Bazen biraz sabır gerekir.
O sırada başka bir çocuk yaklaştı.
— İsterseniz yardım edebilirim.
Niloya gülümsedi.
— Teşekkür ederiz. Birlikte olunca daha güçlüyüz.
Üçü birlikte ipi kurtardı. Gülümser yeniden yükseldi.
Gün batarken Niloya çimenlere uzandı. Gökyüzü turuncu ve pembe olmuştu. Mete yanına oturdu. Tospik de ikisinin ortasında durdu.
— Bugün çok şey öğrendim.
— Ne öğrendin?
— Yardım istemenin kötü bir şey olmadığını… Ve dostluğun en güçlü ip olduğunu.
Niloya gözlerini kapadı.
— Ben de şunu öğrendim Mete… Birinin kalbi üzgünse, onun yanına oturmak bazen her şeyi değiştirir.
Annesi seslendi.
— Niloya, hava serinledi. Eve geliyoruz.
Niloya kalktı, Mete’ye baktı.
— Yarın da birlikte oynayalım mı?
— Her gün!
Tospik yavaşça yürümeye başladı. Niloya onu kucağına aldı.
— Bugün sen de çok sabırlıydın Tospik.
Evlerine dönerken gökyüzünde hâlâ Gülümser süzülüyordu. Niloya kalbinde sıcak bir hisle yürüdü. Çünkü o gün sadece bir uçurtma uçmamıştı.
Bir kalp de biraz daha büyümüştü.
Ve Niloya biliyordu:
Paylaşılan her mutluluk çoğalırdı.
1 Yorum
NİLOYAYI ÇOK SEVİYORUM
Yorum Yazın