Taş Devri Hikayesi

Pelin Kaya 16.12.2025 394 Okunma Sayısı Çocuk Hikayeleri 0 Yorum
Taş Devri Hikayesi
Sesli Masal

Bedrock kasabasının sabahı, güneşin kayaların arasından gülümser gibi süzülmesiyle başlardı. Kuşlar yerine küçük pterodaktil bebekleri cıvıldar, çalar saatler yerine gagasıyla çan çalan bir dinozor öterdi. Taş Devri’nin bu renkli kasabasında herkes bir günün sıradan olmayacağını hissederdi. Çünkü Bedrock’ta sıradan diye bir şey pek olmazdı.

Fred Çakmaktaş, yatağından bir kaya parçası gibi doğrulup esnedi. Ayağına taş terliklerini geçirdi, kapıdan çıkarken kapıyı değil, kapı onu itti.
— Wilmaaa! Bugün harika bir gün olacak, hissediyorum!
Wilma, mutfakta mamut sütünü karıştırırken gülümsedi.
— Umarım hislerin, dün kırdığın masanın hissi kadar güçlü değildir Fred.

Fred kulaklarını kaşıdı, suçüstü yakalanmış gibi güldü.
— O masa zaten sallanıyordu. Taşlar bazen huysuz olur.

Tam o sırada küçük Çakıl, yani Pebbles, taş beşiğinde gülücükler saçtı. Dino, kuyruğunu sallayarak odaya daldı.
— Hrrr!
— Dino, sakin ol dostum. Çakıl’ı uyandıracaksın, dedi Wilma.

Kapıdan bir bağırış yükseldi.
— Fred! Fred!
Bu ses, Bedrock’ta taşları titreten tek sesti: Barney Moloztaş. Fred kapıyı açar açmaz Barney içeri yuvarlandı.
— Büyük haberim var! Bay Kayacık bugün fabrikada özel bir duyuru yapacakmış!
— Özel duyuru mu? Maaşlara mamut pirzolası zammı mı geliyor yoksa?

Barney omuz silkti.
— Bilmiyorum ama yüzü ciddiymiş. Hem de kaya kadar ciddi.

Wilma, Fred’in boynuna taş kravatını bağladı.
— Fred, bugün dikkatli ol. Bay Kayacık’ın gözü üstünde olabilir.
— Merak etme Wilma, ben dikkatliyimdir. Çoğu zaman.

Sokakta Betty Moloztaş da onlara katıldı.
— Günaydın! Çocuklar parkta yeni bir oyun alanı kurmuşlar, Bambam sabah sabah bir kayayı tek eliyle kaldırdı!
Barney gururla göğsünü kabarttı.
— O benim oğlum!

Fabrikaya vardıklarında taş bantlar gıcırdıyor, kuş şeklindeki vinçler “cik cik” diye bağırıyordu. Bay Kayacık, yüksek bir kayanın üzerine çıkıp boğazını temizledi.
— Dikkat dikkat! Bedrock halkı!

Fred ve Barney yan yana dikildi.
— Şimdi yandık, diye fısıldadı Fred.

— Bugün Bedrock için çok önemli bir gün. Büyük Taş Fuarı’na ev sahipliği yapacağız!
Kalabalık “oooo” diye inledi.
— Bu fuarda kasabamızın en iyi icadı sergilenecek. Kazanan ekip, Bedrock Onur Kayası’nı alacak!

Barney’nin gözleri parladı.
— Fred! Bir icat yapabiliriz!
— İcat mı? Ben genelde bir şeyleri icat ederken kırarım.
— O zaman kırmayan bir şey icat ederiz.

Akşamüstü Çakmaktaşlar ve Moloztaşlar bir araya geldi. Masanın ortasında taşlar, ipler, kabuklar vardı.
— Tamam, fikirler gelsin, dedi Wilma.
— Dinozorlu bir süpürge yapalım! diye atıldı Fred.
— Dinozorlar zaten süpürge gibi her yeri dağıtıyor, dedi Betty gülerek.

Barney düşünceliydi.
— Peki ya çocuklar için güvenli bir oyun taşı? Hem zıplanan hem de müzik çıkaran?
Bambam taşı yumrukladı, taş “ting” diye öttü.
— İşte bu! diye bağırdı Fred.

Gecenin ilerleyen saatlerinde herkes yorulmuştu. Fred bir an durdu, Çakıl’ın gülüşünü dinledi.
— Biliyor musunuz, çocuklar için bir şey yapmak güzel hissettiriyor.
Wilma başını salladı.
— Çünkü onları mutlu etmek, bütün Bedrock’ı mutlu eder.

Ertesi gün fuar alanı rengârenkti. Taş balonlar, dinozor palyaçolar, kabuk şekerleri… Rakip icatlar da çoktu. Dönen taş arabalar, kendi kendine yürüyen sandalyeler…
Fred sahneye çıkmadan önce fısıldadı.
— Barney, ya taş patlarsa?
— Patlarsa patlar, ama denemeden bilemeyiz.

Sahneye çıktılar. Fred taşı itti, Bambam zıpladı, taş müzik çaldı. Çocuklar alkışladı.
— Yaşasın!
Bay Kayacık sakalını sıvazladı.
— Hımm… fena değil.

Tam o anda Dino sahneye fırladı, taşı yaladı. Taş daha güzel bir melodi çalmaya başladı.
— Dino! Sen ne yaptın öyle?
— Hrrr!

Kalabalık kahkahaya boğuldu. Bay Kayacık gülümsedi.
— Kazanan… Çakmaktaş ve Moloztaş ekipleri!

Fred sevinçten havaya zıpladı.
— Yabba Dabba Dooo!

Akşam Bedrock’ta büyük bir kutlama vardı. Ateşler yakıldı, taş davullar çalındı. Wilma Fred’e baktı.
— Bugün iyi bir iş çıkardın.
— Hep birlikte çıkardık.

Barney kolunu Fred’in omzuna attı.
— Dostluk da bir icattır Fred.

Gecenin sonunda Fred gökyüzüne baktı. Yıldızlar, taş gibi sağlam ama bir o kadar da parlaktı. Bedrock yine gürültülü, neşeli ve sıcaktı. Ve Fred biliyordu ki, yarın yine bir şeyler kırılacak, ama aynı zamanda yeni kahkahalar da doğacaktı. Taş Devri’nde hayat böyleydi: sert, komik ve sevgi dolu.

Bu Hikayeyi Paylaş

Yorum

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu sen yap!

Yorum Yazın